Spikerlik Sunuculuk Diksiyon Kursu

Spikerlik Sunuculuk Diksiyon

Geçtiğimiz hafta sonu yolum daha önce aklıma gelmeyecek bir yere düştü. Bir medya eğitim merkezine. Nedir medya eğitim merkezi? Latincede ortam, araç anlamına gelen “medium” kelimesinin çoğulundan geliyor medya kelimesi. Basın yayın aracı olan “Medya” günlük dilde radyo, televizyon, gazete, dergi gibi elektronik veya yazılı basın organlarını anlatmak için kullanılan bir terim. Medya Eğitimi ise o araçları üreten kişilerin yekinlikleri için gördükleri eğitim olarak kabul edilebilir. Medya’da en dikkat çekici ve toplum üzerinde etkili araç hala televizyondur. Televizyonun toplum üzerindeki etkisinin büyüklüğü gerçekten tartışılmazdır. Medya gruplarının / şirketlerinin bünyelerinde çalışanların kalitesi, şirketlerin sektördeki üstünlük yarışında önemli bir etkendir. Kaliteli bir medyacının alacağı eğitim gerçekten çok önemlidir. Diksiyon, vücut dili, etkili konuşma şekli kısaca hitabı, üslubu medyacının kalitesini belirleyen en büyük unsurlardır. TRT 1, Türkiye’de ilk televizyon kanalı olarak 31 Ocak 1968′de deneme yayınlarına başlamıştı. Yaklaşık 40 yıldır medya sektörü gelişmekte ve her gün izleyiciyi çekmek adına yeni uygulamalar geliştirmekte. Ama neredeyse hiç değişmeyen tek özellik haber programlarındaki sunucu ve spikerlerin sunuş biçimleri. Bu işin püf noktasıdır belki.. Spiker her ne kadar radyo ve televizyon istasyonları tarafından yayımlanan programları dinleyici ve seyircilere sunan, yazılı metinleri okuyan görevli olsa da, yani dışarıdan yaptığı iş “kolay” gibi görünse de ciddi anlamda zorlu bir eğitim gerektirmekte. Yazının devamı

Mim Tarabim.. Klişe Sorular.

Mim Tarabim - Klişe Sorular

Bloxoo‘da sapırdanırken kimsenin artık mim oyununa bulaşmadığından yakındı 3 kişi. E tabi friendfeed, twitter derken bloglar out oldu. Sıkıntıdan olsa gerek bir mim başlatıyorum ve yolluyorum işime yarayacak cinsten. İşime nesi mi yarayacak? Saçma sapan anket tarzı sorular olacak sorulara verilen cevaplarda kendime yeni malzemeler çıkaracağım. Sanıyorum umuyorum vs. Çoğu amaaaaan dese de cevap verenler çıkacaktır. Gelelim konsepte; Yazı başlığı “Klişe Sorular”, yazı klişe bir resimle başlayacak. Meme olmuş bir resim olabilir, klişeleşmiş bir konuyu anlatan bir resim olabilir ama sizi mimleyenin kullandığı resmi kullanamazsınız. Sonracığıma sorular şöyle olacak; Yazının devamı

Gidiş dönüş insan arkası bir bilet lütfen.

Otobüs

Gereksiz insan lafım sana. Şehirlerarası otobüse biner binmez arkana yatırma şu koltuğu sonuna kadar, ben de insanım bir bak rahatsız edecek misin beni etmeyecek misin? Senin kafanı koklamak zorunda değilim. Bacaklarım ağrıya ağrıya bir yolculuk yapmak zorunda değilim. Belki dizime bilgisayarımı koyup çalışmam gerekiyor giderken? Ne kadar da düşüncesiz saygısızsın.. Yazının devamı

Uyumadan önce.. Biraz Daha Işık..

Huysuz teyzeler gibiyim yine bugün...

Ünlü edebiyatçı ve Filozof Goethe: “Biraz daha ışık” demiş ölmeden önce. Uyku da ölümün bi’ nevi önizlemesi. Dün gece uyumadan önce ne sövdüm Goethe’ye. Biraz daha karanlık diye. Biraz daha karanlık diye diye. “Odamda ne kadar çok ışık var lan” dedim. Yazıcının lambası, hoparlörlerin -ki 2 tane farklı hoparlörün (toplamda 4 adet) birini normal ses çıkışına diğerini de hat girişine bağladığım sözüm ona 3+1 surround home theatre ses sisteminin- ışıkları, farenin gereksiz kırmızı lazeri, kasanın ışıkları, gamepad’in, modemin ışıkları ve tüm bunlar yetmezmiş gibi kapalı olmasına rağmen tepedeki lambanın gereksiz selektörleri uyumadan önce delirtti beni. Odada kendimi uzay gemisindeymiş gibi hissettim bi’ an için. Hiç hoş değildi. Hem de hiç. Kalkıp bilgisayarın fişini çeksem tüm rahatsızlıktan kurtulacaktım. Dedim ya uyku ölüm yarısı, yarım ölecekken insanın kalkmaya takati olmuyor. Hele şu sonbahar-kış geçişinde sıcacık yataktan çıkası gelmiyor adamın.

Yazının devamı

Filmlerden Unutamadığım 10 Dans Sahnesi

Filmlerden Unutamadığım 10 Dans Sahnesi

Liste şeklinde bir yazı olacak yine. Dans etmesem de etmek isteyip te beceremesem de filmlerdeki dans sahneleri hep hoşuma gidiyor. Baştan sona dans edilen filmlerden bahsetmiyorum. Hatta saçma Amerikan kolej gençliği filmlerinden de bahsetmiyorum. Alakasız yerlerde alakasız dans sahneleri hoşuma gidiyor sadece. Küçük bir liste hazırlıyorum hemen.

Yazının devamı

Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!