‘Takıntılarım’ hakkında...

Diablo 3 Guest Pass

Blizzard - Diablo 3 - Guest Pass

90ların sonunda 2000lerin başında kabusumuz olmuştu Diablo. Diablo 2 LoD. İnternet kafeden farksız bir  öğrenci evi.. Sabahlara kadar o zindan senin bu zindan benim Diablo oyununun suyunu çıkarmıştık. Yerel ağ ile oynadığımız worms, counter strike, doom, quake, red alert dışında 2 oyun vardı atmosferiyle, karakterleriyle, müzikleriyle bizi bizden alan. Önce Diablo sonra Sacred. Sacred, Diablo'ya göre daha az uğraş gerektiriyordu diyalogların bir önemi yoktu sabahlara kadar oynamadan herkes tek başına oynuyordu. Ama Diablo, "O staff'ı versen ya...", "Olm gollemle (golem) dalıyorum aralarına biçiyorum o biçim", "O rün sana lazım olmaz at sandığa sabah alırım" uzar gider.

Birlikte oynamaktan zevk alınan, birlikte olmasak bile tek başına oynayanı izlemekten keyif alınan harika bir oyundu. Defalarca Diablo LoD oynamamıza rağmen doyamadım "Diablo 3 ne zaman çıkacak?" geyiği 10 yıldır ara ara dönerdi aramızda.

16 Mayıs sabahı haberlerde gördüm akşam Taksim Meydanındaki oyun satış etkinliğini. Gözlerim yaşardı. Orada olmak istedim. Bunca iş-hayat yoğunluğu olmasaydı orada olurdum da. Oyunumu alıp eve koşa koşa gelip günlerce başından kalkmazdım. Olmadı. Almaya fırsatım olduğunda da bulamadım zaten, kalmamıştı. Dijital kopyasını almak istemedim. Hatta oyunu bile almak istemezdim bugün warez'e düşmüş olsaydı. Ancak tek başınıza oynayabilmeniz için bile Battle.net ile bağlantı kurabilmeniz gerekli.

Oyuncu bilgileri, harita bilgileri Battle.net sunucularında barınıyor. DRM (Dijital Haklar Yönetimi) uygulamasıyla satış sonrasında korsan yazılım ve hile yapmanın önüne geçilmesi için Blizzard sürekli İnternet'e bağımlı bir oyun deneyimini dayatıyor. Kazancı arttırmak, suyunun suyunu sıkabilmek için yapılan bir strateji neticede.

Herneyse, özetle bu DRM dalgasının aşılması, oyunun korsan olarak piyasada dolaşabilmesi için Battle.net sunucusunun kopyasının yaratılması ve bu sunucu üzerinden giriş denetimi yapılabilmesi gerekiyor offline oynayabilmek için. Bu durum için de, hiç yoksa 4-5 ay geçecektir.

Sağda solda her yerde Diablo 3 reklamlarını , yorumlarını, videolarını görerek bu süre beklenemez oyunun fanatikleri için. Ya gidecek paşa paşa alacak, ya da dün benim yaptığım gibi sağda solda deneme sürüm şifresi yani Guest Pass arayacak.

Bambaşka bir konu bu Guest Pass. Oyun pazarlama taktiği gereği Blizzard herhangi bir demo sürüm yayınlamadı. Bunun yerine piyasaya dağıtılan kutulu ürünlerine ikişer adet "Diablo 3 Guest Pass" ve bir adet "WOW Guest Pass" ekledi. Oyunu satın alanlar arkadaşlarıyla eşleriyle dostlarıyla bu deneme kodunu paylaşıp onların da bu ürünü pazarlamalarını sağlayacaklarını düşündü. Sorun şu, biri size yapamazsın dedikçe siz yapmaya çalışırsınız ya. Bu oyunda da birileri size Guest Pass olmadan deneyemezsin bu oyunu deyince içinizdeki arzu daha da büyüyor. Yazının devamı.. »

Clive Barker’s Jericho

Clive Barker’s JerichoSabahtan beri WordPress editörü açık bir türlü başlayamadım karalamaya. Clive Barker hakkında ve onun senaryosunu yazdığı, karakterlerini yarattığı son oyunu Clive Barker's Jericho hakkında ve yine diğer oyunları ile yönettiği filmler hakkında yazı yazacakken birden filmlerini hızlı hızlı izlemeyle, diyalogların en güzel geçtiği yerleri tekrar tekrar dinlemeyle geçti koca bir vakit.. Hatta muhteşem Hellraiser serisinin hayranları tarafından çekilmiş 22 dakikalık bir versiyonunu bile izlemek sıkıştı araya. Kim peki bu hayran olduğum sanatçı? Türkçe Wiki üzerinde geniş bir biyografisi olmasa da; Clive Barker'ın 56 yaşında İngiliz yazar, yönetmen ve görsel sanatçı olduğunu öğrenebiliyorsunuz.

Yazının devamı.. »

Delirmemek elde değil…

Delirmemek elde değil… 

Gecenin bu vakti beynim patlamak üzereyken yeter sesleri bastırmaya başladı uykumu. Ne mi bu kadar celallendiren gecenin bu vakti? Hele bir yazayım ortaya çıkar açıkçası ben de tam anlam veremedim henüz.

Yazının devamı.. »

Medyatik kirlenme ve Gaffur – Çakkıdı Paralizi…

Jason Schwartzman

Marie Antoinette isimli film hakkında bi'şeyler ararken Jason Schwartzman isimli bir oyuncunun resmi dikkatimi çekti. Resimdeki oyuncu bizim son zamanlarda halk kahramanı bile ilan edebileceğimiz Peker Açıkalın, pardon Gaffur'a o kadar çok benziyor geldi ki gözüme..

Peker AçıkalınPeker Açıkalın ev ahalisi olarak fazlasıyla sevdiğimiz bir oyuncu, kaliteli, usta ve başarılı bir oyuncu. Derken aklıma çizgili pijamam geldi. Yıllar önce üniversiteye ilk başladığımda babaanneme zar zor kumaşını bulup diktirmiştim. Artık giyemiyorum "aaa Gaffur pijaması" dedikleri için.. Derken bu güzel oyuncunun, bildiğim kadarıyla zeki ve kültürlü bu insanın neden böyle bir rol aldığı, kendisinin oynadığı rolden ve edindiği popülerlikten ne derece memnun veya rahatsız olduğu sorusu takıldı aklıma.. Yazının devamı.. »

Google Bunları da yapsana!!!

Google kök salmış sanal aleme arsız user neylesin… 

Yazının devamı.. »
Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!