İnternet’in Getirisi Götürüsü – Bir nevi icraat analizi

Eskiden çevremdeki insanları (çevremdeki derken zorunlu çevre, yani özellikle edinilmiş insan yığını değil, yolda yürürken karşılaştığım çevre, markete girdiğimde etkileşime girdiğim çevre, tanıdığım, tanımadığım sürekli etrafımda olanlar) tanımak için 6. hissimi kullanırdım. Yada en azından bu ismin verildiği bir duyguyu.. Birkaç dakika sohbet sonrasında ayrılıp arkamı dönerken veya yanlarından geçerken biranlık içimde bir ürperti uyanırdı o kişi hakkında garip gayptan gelen ses gibi o kişi hakkında yorum yapardı, tanışıp tanıdıklarıma baktığımda öncesinde gelen o sesler hep haklı çıkardı.
Bugün -daha doğrusu bu gece- rüyamda Japonya’da deprem olduğunu gördüm.. gözüm tv ekranına kayıyordu. Haberlerde bangır bangır japonya’da olan 11.0 ?!? büyüklüğündeki depremden bahsediyordu. Şaşkınlık hissettim. 2 nedeni vardı. Rüyamda dejavuya benzer bişey oldu.. Sanki daha önceden bunun rüyasını görmüş gibiydim.. Rüyanın içinde daha önceden gördüğüm bir rüyanın rüyasını görmek ?!?.
Her neyse gerçekte 11 şiddetinde bir deprem kaydedilemez biliyorum.. ama nihayetinde bu ilginç ve bağlantısını bulmadığım rüyanın bir kaydını yapmak istedim.. Olur da yakınlarda böyle büyük bir deprem olursa ben söylemiştim der meşhur bile olurum.. Şaka bir tarafa rüyalar gerçekten hayal güçleriyle ilgili.. uzun zaman oldu zıplayıp uçtuğumu gördüğüm rüyalar görmek.. Şimdilerde nedense daha karışık daha anlam veremediğim şeyler görüyorum.. Ya atom bombaları ya meteorlar ya kıyamet senaryoları arada bir de sokaklarda cirit atan herkesin tırıs tırıs tırstığı devasa siyah yaratıklar..
Gün yaşadıklarımız gece evlere şenlik seyirler oluyor. Lost dizisindeki o siyah yaratık öyle aklıma kazınmış ki neredeyse tüm rüyalarıma yansıyor. Yaşadığımız deneyimler değiştikçe, gördüklerimiz duyduklarımız değiştikçe rüyalarda sapıtıyor. anlaşılmaz yorumlanamaz hale geliyor. aslında sözüm ona rüyaların verdiği mesajlara pek te inanan biri değilim.. ancak rüya yorumlayanlar onların bize gelecek hakkında ya da başımızdaki bir sorun hakkında bilgi verdiğini idda ediyorlar. yanılıyor olma ihtimalleri çok yüksek diye düşünüyorum. Kelebek etkisini az çok duyanlar vardır. Bir kelebek bir kanat çırpışıyla tüm dünyanın gidişatını değiştirebilir.. Konunun özü bu. Insan da gördüğü rüyaları yorumlarken tüm hayatını istemeden değiştirebilir.
Sesli dileklerin daha çabuk gerçekleşmesi gibi görülen rüyaların da yorumlanması, hayata bakışı değiştireceği için yapılan yorumların gelecekte gerçekleşmesi bu yorumlara yani rüyaların gelecek hakkında bilgi verdiğine insanların inanmalarını kolaylaştırıyor. bir rüya tabiri sitesinde görmüştüm. insanlar rüyalarını yorumlatmak için para ödüyorlar. bu rüya sitesinin yaptığı reklamlardan biri de “rüyalarınızı uzmanlar dışındakilere yorumlatmayın” reklam gibi görünse de haklılık payı oldukça yüksek. ben gördüğüm deprem rüyasının hayatımda yaptığım yanlışlara yorumlarsan şayet giderek bu hataların neler olduğunu bulmaya çalışarak karamsarlığa sürüklenip günden verim alamayabilirim. yada bir yerde okumuştum görülen kıyamet ve benzeri rüyaların inanç eksikliğinden kaynaklandığını söylüyordu.. bu çok ta beni ilgilendirmeyen durum. şayet ki öyle kabul etseydim şimdiye çoktan bir manastıra kapanıp din adamı olmaya çalışıyordum. ya da başka sitelerde yapılan “kıyametin yaklaşmasıyla insanlar kıyamet rüyaları görür” yorumuna aldırış etseydim, şimdiye iyice hayata küsüp sözüm ona öteki dünyanın hesaplarını yapmaya başlamıştım. neyse o bahsettiğim siteye geri dönüyorum. dediğim üzere “rüyalarınızı uzmanlar dışındakilere yorumlatmayın” düşüncesi bir anlamda doğru. oradaki insanlar sizin için en olumlu yorumu yapıyorlardır muhtemelen. ve verdiğiniz parayla size umut satıyorlardır. aslında güzel birşey.
verdiğin para karşılığı umut satın alıyorsun. bazı insanlar hayal kurmaktan hedef belirlemekten yoksun. güzel olacak her şey diyecek birilerine ihtiyaçları var. olsun onlar da öyle karşılasınlar bu ihtiyaçlarını. ama ben derim ki; “umudun en sağlamı kendi içinizde doğanıdır.” en kötü rüyaları görseniz de unutmayın onlar günlük yaşantınızın yansımalarıdır. benim gibi gece gündüz “lost” izlediğinizde rüyanızda tabi ki siyah yaratıklar görürsünüz. neden çocukken uçtuğumuzu görürdük rüyalarda? akılda yer edecek çok fazla olay örgüsü olmadığı için. o yüzden kendi rüyalarınızı da mümkün olduğunca güzel şeylerle ilişkilendirin. olmadı komiklik yapın.. kıyamet rüyalarını dünyanın sonu yerine evin çok sıcak olmasına bağlayın ne bileyim vs. vs. işte.. son bir şey daha “serbest çağrışım” yaptı sadece. hayyam’ın bir sözü vardı; “acın sonsuz olduğunda, dünyanın kararmasını isteyecek olduğunda, yağmurdan sonra parıldayan yeşilliği, bir çocuğun uykudan uyanışını düşün”
bugün gördüm ki benim uydurduğum ve kullandığım nick başkaları tarafından kullanılmaya başlanmış. sevinmeli miyim üzülmeli miyim bilmiyorum… ilginç bir duygu….
demek anlatabileceğini sanıyorsun cehennemden cenneti acılardan mavi gökleri anlatabilir misin soğuk çelik bir raydan yeşil bir tarlayı bir gülümsemeyi peçeden anlatabileceğini sanıyor musun sana kahramanların yerine hayaletleri ağaçların yerine sıcak külleri mi koy dediler serin bir meltem yerine sıcak havayı değişim yerine donuk konforu ve kafeste liderliği bir savaş yürüyüşüyle mi değiştin ne kadar ne kadar isterdim burada olmanı yıllar yılı bir akvaryumda yüzen iki yitik ruhuz biz aynı eski yerlerde dolaşıp duran ki ne bulduk aynı eski korkular keşke burada olsaydın…