Gürpay Web Tasarım Tanıtım Bilgisayar Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. İsim ne kadar iddalı.. Ben de öyle. Sakarya’da 2 ortak kurduğumuz Ltd. Şti. Tam gaz hizmete başladı. Kurumsal olarak web tasarımı, SEO optimizasyonu, reklam ve tanıtım hizmetlerini veriyoruz. Web sitesine ihtiyacınız olursa, basılı yayın, tanıtım, reklam, ilan, tv reklamı, hizmetine ihtiyaç duyarsanız bu hizmetleri size sağlamaktan, sorunlarınıza çözüm üretmekten mutluluk duyarım. Yenilikleri şirketimin sayfasından, facebook üzerinden veya buradan takip edebilirsiniz. Ne kadar mutlu olduğumu anlatamam bu arada. Lisede hep hayalini kurardık “Lan oğlum büyüyünce kuralım bir oyun şirketi açılalım dünyaya…” Bir oyun şirketi değil belki ama bilgisayarla ilgili güzel, azimli, başarılı bir kurum olma yolunda sanırım ilk adımı attım. Allah utandırmasın diyelim ne diyelim ^^ Yazının devamı.. »
Bugün bir arkadaşımla konuşurken konu cennet cehennem tasvirlerine geldi. Sordu bana “senin kafandaki cennet nasıl bir yer?” Kaçamak cevap verdim, “bu konuya cevap veremem, kesin cehennemliğim istersen onu anlatayım” kaçamak cevap verdiğimi, bir nevi kıvırdığımı söyledim hemen ardından, üzmemek için. Birinci ağızdan anlatmaya çalışayım size de söylediğim şeyleri hatırladığım kadarıyla. Yazının devamı.. »
Az sonra okuyacağınız yazının gerçeklerle alakası olabilir de olmayabilir de. Kişi isimleri gerçek olabilir de olmayabilir de. Duruma göre değişir yani. Yalnızlıktan muzdarip hadi değişik bir şey yapayım dedim. Hiç oturmadığım oturma odasında biraz vakit geçireyim. Televizyon izlerim.. Yazının devamı.. »
Ünlü edebiyatçı ve Filozof Goethe: “Biraz daha ışık” demiş ölmeden önce. Uyku da ölümün bi’ nevi önizlemesi. Dün gece uyumadan önce ne sövdüm Goethe’ye. Biraz daha karanlık diye. Biraz daha karanlık diye diye. “Odamda ne kadar çok ışık var lan” dedim. Yazıcının lambası, hoparlörlerin -ki 2 tane farklı hoparlörün (toplamda 4 adet) birini normal ses çıkışına diğerini de hat girişine bağladığım sözüm ona 3+1 surround home theatre ses sisteminin- ışıkları, farenin gereksiz kırmızı lazeri, kasanın ışıkları, gamepad’in, modemin ışıkları ve tüm bunlar yetmezmiş gibi kapalı olmasına rağmen tepedeki lambanın gereksiz selektörleri uyumadan önce delirtti beni. Odada kendimi uzay gemisindeymiş gibi hissettim bi’ an için. Hiç hoş değildi. Hem de hiç. Kalkıp bilgisayarın fişini çeksem tüm rahatsızlıktan kurtulacaktım. Dedim ya uyku ölüm yarısı, yarım ölecekken insanın kalkmaya takati olmuyor. Hele şu sonbahar-kış geçişinde sıcacık yataktan çıkası gelmiyor adamın.
Abarttım kabul ediyorum. Çok fazla televizyon programı izlediğimi söyleyemem ama doksanlı yıllarda HBB kanalında tanıştığım In Living Colour‘dan beri gerçekten çok güldüğümü hatırladığım bir program hatırlamıyorum. In Living Colour, Jim Carrey‘in de meşhur olduğu programdı ve aynı yapımcılar 90-94 yılları arasında hazırladıkları bu yapımdan sonra 1995 yılında Mad Tv isimli bir televizyon yayınını hazırlamışlar. Yapım Fox Televizyon Ağı‘nda gösterime giriyor ve bugüne kadar 13 sezon gösterimde kalıyor. Benim “Mad Tv” gösterileriyle tanışmam geçen seneyi buluyor. Youtube üzerinden o da. Geçtiğimiz günlerde saçma yasağın kalkmasıyla dayanamadım ve tekrar tekrar izlediğim Mad Tv skeçlerini bir kez daha yad ettim. Konsept olarak bizim Levent Kırca ve Oya Başar’ın hazırladığı “Olacak O kadar Televizyonu” ile neredeyse aynı. Dönemin gündelik olaylarını komik bir şekilde ekrana taşıyorlar. Özellikle yaygınca izlenen Desperate Housewives, Lost, Heroes gibi yapımları, sinema filmlerini, popüler şarkıcıları taklid ederek ve tiye alarak hazırladıkları skeçler ve Ms Swan, Ubs Guy gibi klasikleşen karakterleri gerçekten beni çok güldürüyor. Aşağıdaki video 3 dakikada yemek programının sevgililer gününe özel skeci.
Lost skeci, Heroes skeci, Ms Swan (kendisi izlanda göçmeni olup Amerika’ya yerleşen, Björk’e benzediğini idda eden psikopat bir ablamız, Desperate Housewives, ve diğer Mad Tv skeçleri… Gerçekten çok komikler. Amerikalıların olur da İngilizlerin olmaz mı böyle komedi programı? Buyurun onlar da French & Saunders oluyor. Ve bizim efsane Olacak O Kadar Televizyonu‘muz… Sabah sabah biraz gülün istedim hepsi bu. Cumartesi neşesi olsun.