Dünya Günü

Bugün bir arkadaşımla konuşurken konu cennet cehennem tasvirlerine geldi. Sordu bana “senin kafandaki cennet nasıl bir yer?” Kaçamak cevap verdim, “bu konuya cevap veremem, kesin cehennemliğim istersen onu anlatayım” kaçamak cevap verdiğimi, bir nevi kıvırdığımı söyledim hemen ardından, üzmemek için. Birinci ağızdan anlatmaya çalışayım size de söylediğim şeyleri hatırladığım kadarıyla.

Dünya Günü - HDR Resim. Kaynak: http://www.smashingmagazine.com/2008/03/10/35-fantastic-hdr-pictures/

Aklımdaki cennet tasvirinde bi kere renkler şimdiki gibi soluk değil, tüm renkler canlı daha canlı daha bir renkliymiş gibi, karşıtlığı yüksek hatta hdr resimler gibi tüm çevre. Sonra hava ne çok soğuk, ne çok sıcak hafif te rüzgarlı üşütmeyeninden. Sonra hiç ses yok, büyük çok büyük bir sessizlik var. Kendi nefes alışımı bile duyamadığım bir sessizlik. Ama sessizliğin şöyle de bir ayrıntısı var, cennetteki herkes konuşabiliyor ancak o kadar ahenkli o kadar kafiyeli konuşuyorlar ki sessizliği bozmuyor sesleri. Şiir gibi bir nevi. Sonra hava da en sevdiğim deniz kokusu var iyot kokusu, hatta plaj kokusu yaz aylarındaki. Ses te plaj sesleri gibi işte, duyarsın ama gürültü değildir, ilginç bir müzik gibidir çocuk çığlıkları. İyot kokusu, güneş kremi kokusu, kakao yağı kokusu… bir şey daha var düşlediğim ama uygun değil burası için, geçtim yiyecek ve içeceklere. Bi’ kere etler olmasın yemekler arasında, sebzeler de.. Sadece taze meyve ve tatlı, sulu, kokulu olanlarından. Çok soğuk değil dişleri sızlatan, çok sıcak değil tadını baydıran. Azıcık serin.. 4 derece altında 15 dk beklemiş gibi. Daha önce yemediğim tropik meyveler. Eminim Tanrının özel yaratacağı eşsiz güzellikteki meyveler. Sonra içecek te olsun istedim uzun sohbetlere eşlik edecek, serin serin, buzlu olabilir hatta, alkolsüz olsun dimağlar bulanmasın sonsuza kadar çok vakit var. Çeşit çeşit kokteyliler renk renk şuruplar olsun…

Özetlersem; renklerin daha parlak olduğu, seslerin daha ahenkli olduğu, havanın daha tazeler, kokularınsa daha tatlı olduğu, çevredeki ruhların daha beyaz olduğu, yiyecek içeceklerin daha tatlı daha taze olduğu bir yer benim cennetim.

Dedim.

Sonra pişkin Levent Kırca skeç kahramanı kafasıyla dedim ki “Good Old Days“.. Eskiden her yer böyleydi. En azından buna yakın. Güzelim cennetin, ölmeden de görebileceğimiz cennetin yerine cehennemi tercih ettik hepimiz. Günah işleyenler gider ya cehenneme, bizim günahımız da bu güzel yerin değerini bilememek oldu. Bu yüzdendir ki bu günahın cezasını ölmeden çekiyoruz. Tıpkı aksi durumda ölmeden cenneti yaşayabilmiş olmak gibi.

22 Nisan Dünya Günü‘nüz kutlu olsun. Gezegenimiz, evimiz, büyük annemiz kutlu olsun. Allah uzun ömür, sağlık, sıhhat, barış, huzur, bereket, bolluk ve nankör olmayan insanlar versin ona. Amin..

Hoşunuza gittiyse bu yazılara da bir göz atın derim..

Kimler geldi kimler geçti günnüğümden I

Kimler geldi kimler geçti günnüğümden I yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com

AmonhanoR

AmonhanoR yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com

Ne ki bu şimdi...

Ne ki bu şimdi... yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com


Bu yazı 22 Nisan 2010 Perşembe günü Onur Pay tarafından yazıldı

Siz ne diyorsunuz?

Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!