Onur’dan Futbol Yorumu

Hakan Şükür - Onur Pay - Hasan Pay

Az sonra okuyacağınız yazının gerçeklerle alakası olabilir de olmayabilir de. Kişi isimleri gerçek olabilir de olmayabilir de. Duruma göre değişir yani. Yalnızlıktan muzdarip hadi değişik bir şey yapayım dedim. Hiç oturmadığım oturma odasında biraz vakit geçireyim. Televizyon izlerim..

Kanalları dolaşırken Arsenal – Barcelona maçını izlemeye karar verdim. Futboldan pek anlamam. Hatta ilk kez baştan sona bir maç izledim bu akşam. Sanırım ciddi ve büyük iki takım karşılaşıyordu. Barcelona öyle bir isim ki aklımda kalmış. Bilmiyorum belki de Freddy Mercury şarkısından. Her neyse Tutacağım takım Barcelona’ydı bu akşam. İnanılmaz bir atakla başladı. Messi, İbrahimoviç, Pedro, Puyol çok sağlam başladılar. İnanılmaz teknikler sergiliyorlardı. Arsenal için gerçekten üzüldüm o an. Arsenal kan ağlıyor başlığı vardı aklımda bu yazı için. Sonra dedim ki aslında bırak Arsenal önce gol atarsa Barcelona iyi gaza gelir sağlam goller atar. Ama Barcelona’nın dengesiz saldırıları yüzünden Arsenal kesinlikle defansı bırakmadı. Koskoca ilk yarı sadece 2 defa kontra şansı yakaladı. Hatta 37. dakikada bir gol şansı yakaladı ki ofsayta düşse de… Beceremedi attığı şutu kaleye denk getirmeye Bendtner (yanlış hatırlamıyorsam) İlk yarı sağlam ama golsüz geçti. Maç arsında gelip bu yazıyı yazacağımı söyledim sizlere, şunlarla;

“Arsenal – Barcelona maçını izliyorum. Belki hayatımda ilk maç izleyişim bu. Ve yorum yapacağım. İlk yarı şimdi bitti. ikinci yarıyı da izlemek istiyorum o da bitsin burada güzel bir yazı çıkacak ortaya. İlgililere duyurulur. Azzzz sonra.”

Beni az çok tanıyanlar bilir futboldan haz etmem. Hiç izlemedim, futbol takımlarıyla ilgilenmem. Benim hatırladığım oyuncular Hakan Şükür, Tanju Çolak, Hayrettin, Metin Ali Feyyaz (bunlar tek kişi de olabilir 3 kişi de bilmiyorum), cüneyt, prekazi, şumayer şumaher neyse, van gobel, saunes falan çoğu Galatasaray’dan. Onları da nereden hatırlıyorum? Çocukluğumda kart oyunu vardı sakızlı. İçinden futbolcu kartları çıkıyordu. Sonra sonra dedim bunlar Amerikan filmlerinde gördüğüm çocukların beyzbolcu kartları gibi. Gerçi onlar pişti oynar gibi oynamıyordu o kartlarla daha çok koleksiyon yapıyorlardı sanırım. Her neyse o kartlarla bildim o futbolcuları. Gulit vardı bi de saçlarıyla meşhur. Neyse bugünkü maçta Puyo’yu görünce geldi aklıma Gulit saçları.

“Beni az çok tanıyanlar” dedim de. O kadar çok tanıyan olmasına rağmen ve ben o tanıyanlara burada yazdıklarımdan bahsetmeme rağmen biri de gelip ulan “doğru demişsin, iyi demişsin, kötü demişsin” demedi. Eda Suner bile yorum yaptı yeri geldi yazılarıma siz bi satır bi’şey karalamadınız.   Tamam çer çöp yazı çok içerikte maksat maksadımız belli olmasın da.. Aman neyse “You got the main idea” (süper lise mezunuyum ben ingilizceyi orda öğrendim. Victoria Road Rap Rap Rap)

Derken, 2. yarı başladı ve 24. saniyede gelen gol karambole geldi. Yani daha yerime oturdum kahvemi içiyorum gol geldi. İbrahimoviç, belliydi zaten ilk yarıda ayrılmamasından ev sahibinin kalesinden. 2. yarıya nasipmiş…

Aklıma şey geldi, THY Barcelona’ya uçak vererek sponsor olmuş geçtiğimiz aylarda. Bildiğin uçak. THY, Barcelona’ya, sponsorluk için yıllığı 3 milyon Euro’dan 3 yıl için 9 milyon Euro ödeyecekmiş. Ancak THY, her tarifesiz uçuşun ücretini kulüpten alacakmış. Şampiyonlar Ligi başta olmak üzere diğer resmi ve özel turnuvalara da THY ile gidecek Barcelona’nın, 3 yıl için 4 milyon Euro ödemesi tahmin ediliyormuş. Böylece, 9 milyon Euro’luk sponsorluk parası, seyahat parasının tahsil edilmesi ile 5 milyon Euro’ya düşmüş olacakmış. Yeni öğrendim bunu ben. Ne işime yarayacaksa..

Her neyse hakeme çok güldüm bu maçta. İsmine değil canım bi’ hareketi çok hoşuma gitti. Bi oyuncuya serbest vuruş kullanmadan önce düdüğünü gösterdi. Düdük ötmeden topa vurma diye. Topu bilmem kaç bin dolar olan maçın hakemi de düdüğünü gösterir tabi. Ben olsam ben de yaparım. Maç arasına alınan Sony reklamı dikkatimi çekti. Sanırım şampiyonlar ligi resmi sponsoru. Bilemedim. Bildiğin Sony.

2. gol çok istikrarlı geldi. Yine favori asist İbrahimoviç aldığı o güzel pasın topunu öyle iyi hamlelerle kıvama getirdi ki gol cuk oturdu. 2 gol sonrasında dedim “olmadı şimdi” Arsenal, evinde… Taraftarı ilk yarı pustu kaldı. Bi şekilde yediği 2 golle Barcelona’nın biraz rahatlamasını fırsat bilip biraz hızlanacak ve taraftarın da ezikliğinin geçmesiyle tam gaz gole gidecekti. Aynen öyle oldu. Kenardan -özellikle- eski Arsenal’li oyuncu Henry’nin eski forma numarasını isteyen Walcot, girer girmez gol sevincini yaşattı Arsenal’e. Efendim o gol öyle iyi çalışılmıştı ki. Yani gerçekten Arsenal’in joker kartıydı. 68. Dakikada girdi 69 da golü attı. 2-1 olunca skor, dedim ki sıra Henry’de. Bu gazla o da atar mı bi tane? Yok beceremedi.. Henry bu maçta uğursuzluktan mıdır nedir oynayamadı bile. Üzüldüm. Ama bir nevi Arsenal şimdi ev sahibi epeydir sevince de ihtiyacı var. Normaldir. Maçın sonlarına doğru penaltı geldi. Penaltıya sebep olan kaptana çok üzüldüm o penaltı sebebi kariyerini çok pis sarsacak. Kırmızı kartı yemesinin takımına kestiği  faturaya değinmiyorum bile.

Eskiden at yarışı vardı. Berber Muzaffer abi, nam-ı diğer Berber Muzo kulakları çınlasın. Bütün gün atları yemlerdi o zamanların tabiriyle. İdda çıktı mertlik bozuldu. 1 liraya, milyarlar kovalayanlar çoğaldı.

Futbol çok büyük bir sektör hafız, öyle böyle değil. Yabancı tüm bahis sistemleri ülkeden çıkarıldı yerine bizim sistemimiz geldi. Tek maça, tek gole oynayamadığınız, Avrupa’da 15 ganyan verilirken aynı sonuca bizde 10 ganyanın verildiği bir sistem. Ara ara denk geliyor banka hesabımda 2-3 lira para kalıyor çekemediğim. Markette kullanamadığım. O kalan küsüratı yasal bir bahis sitesinde maçlara yatırıyorum. Dün mesela 3 liraya 60 lira kazandım. Maçın biri iptal edildi diye böyle oldu yoksa 5 maç bilip 130 lira alacaktım. O maç iptal edilince ganyanı 1e düştü. Neyse İdda var Futbol pazarında yani. Çok büyük pazar… Çok büyük.

Maç çok keyifliydi. Spiker’in ismini bilmiyorum ama 1-2 espirisi çok hoşuma gitti. 2-0 skordan sonra bir yerlerde “Arsenal hareketlendi, gol atmaya çalışacak, tabi Barcelona yerse” gibisinden bir laf etti. :)  Çok güldüm ona. Bir de “Barcelona’da sanki herkes bir Messi bu akşam, hepimiz Messi’yiz” dercesine bir espri. Ona da güldüm. Dedim kendi kendime dün Spikerlik eğitiminden bahsediyordum bugün bir spiker, hiç alakamın olmadığı bir konuda beni güldürmeyi başardı.

Birşey dikkatimi çekti, Barcelona formalarında reklam yoktu. Yerine UNICEF armaları vardı. Merak ettim maçtan sonra biraz kurcaladım. 4 büyük sponsorluğu olan takımın adetiymiş formalarına reklam almamak. Hoşuma gitti ama reklam almayarak belki de reklamın kralını alabiliyorlar şu an. Dikkatimi çeken bir başka şey ise Barcelona’daki takım ruhu. İnanılmaz derecede mafya ailesi gibiler. Takımdaki oyuncular çocukluklarından bağlantılı takımlarına. Bilmemkimin babası zamanında bu takımın teknik direktörlüğünü yapmış, bilmem kimin evinde küçükken bilmem hangi futbolcunun fotoğrafı varmış ta şimdi o teknik direktörmüş vs. Takım gerçekten bizim mahalle takımı ruhu gibi bir ruh taşıyor. Her neyse yine. Bunlardan niye bahsediyorum? Spikerin üslubunu arakladım birazcık. Adam maçtan önce çalışmış ciddi ciddi. Belki Internet’ten oyuncuların Tweetlerini okumuş belki Viki’yi kurcalamış. Ama hangi futbolcunun hangi koleksiyonunun olduğunu, hangi oyunucunun en son hangi kitabı okuduğunu falan anlatıyordu. Şaştım kaldım. Keyiflendim.

NtvSpor‘un bir reklamı var çok hoşuma gidiyor ama bir o kadar da sinir oluyorum. 2 erkek dedikodu yapıyor ve dış ses “beyler kendinize gelin” diyor. Dediğim gibi hoşuma da gidiyor sinir de ediyor. Yemek tarifliydi galiba tam emin değilim belki ikisi de var. Ben de bu reklamdan etkilenmiş olacağım ki bu akşam ki maçı izlemek istedim…

Penaltı golüne de sinir oldum. Kaleci iyi bir kaleci 6 penaltıda 6sını da kurtarmış bir adam. Rakibinin sağ gösterip sol vurmasıyla afallayıp ters köşeye yattı resmen. 2-2 oldu. Artık taraftar yerinde durmuyordu. Evinde olduğunu takımına hissettirdi ve çok sağlam bir defansla böyle bir tarihi maçta beraberlik sergileyerek bir çok taraftarın yüzünü güldürdü. Gelelim Barcelona tarafına. Adamlara ben bile üzüldüm. Bi dahaki maça çok eksik çıkacaklar. Umarım rövanşta aynı istikrarlarını korurlar. Kendi sahalarında bugünkü maçın intikamı alınacaktır.

Eğlenceli vakit geçirdim. Çok güzel bir maçtı diyebilirim. Ve böyle bir maça tanıklık ettiğim için mutluyum. Yine 20 yıl sonra ben futbolla ilgilenmezken birilerine bu maçtan bahsedeceğim. Futboldan nefret ettiğim halde bloğuma futbol yorumu yazdığımdan yola çıkarak. Aynı size futbolcu kartlarından hatırlayıp “Metin Ali Feyyaz”lardan bahsettiğim gibi.

Bir de bi mühendis arkadaşımın üniversitede bir hocasının dediği bir laf şöyle gelişen;

Derste öğrencilerden biri demiş ki “Hocam bu kadar şeyi öğreniyoruz bir televizyonu nasıl tamir edeceğiz bilmiyoruz” Hoca?!? durur mu yapıştırmış cevabı “If i need one, i can build a new one” yani meali eğer ihtiyacım olursa yeni bi tane yaparım. Ya da onun gibi bişey’di siz anladınız.

Aynı hesap. Futboldan haz etmiyorum. Sevmiyorum kısaca. Ama uğraşmam gerekirse tek maçla da çözerim işi hafız :D

Oh be bitti. Söz verdim yazmaya ondan yazdım yoksa şimdiye uyumuş olmam gerekiyordu. Bu arada ben Hakan Şükür’ün memleketi Sakarya’ya taşındım. Bir ltd şirket kurdum ve reklam sektörüne hizmet vermeye başladım. İsim belli ama daha sonra açarım o konuyu ^^ ondan bahsetmek için de sabırsızlanıyorum. Sevgiyle kalın.

Hoşunuza gittiyse bu yazılara da bir göz atın derim..

Japonya Depremi Rüyası

Japonya Depremi Rüyası yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com

Adsız..

Adsız.. yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com

Piranesi

Piranesi yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com


Bu yazı 31 Mart 2010 Çarşamba günü Onur Pay tarafından yazıldı

“Onur’dan Futbol Yorumu” için 1 yorum yapılmış

  1. ozan tarafından Nis 1, 2010 tarihinde yapılmış

    selamlar ola Onur bey abi;
    ben ki futbol sever kişiyim. bu yazı beni benden aldı açıkçası. sözde futbol yorumcusu insanlarlar yalanmış bunu anladım. sen takım tutmuyosun ve yorumun sadece maça yönelik. işte budur… teşekküler, saygılar :)))

Siz ne diyorsunuz?

Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!