Uyumadan önce.. Biraz Daha Işık..

Huysuz teyzeler gibiyim yine bugün...

Ünlü edebiyatçı ve Filozof Goethe: “Biraz daha ışık” demiş ölmeden önce. Uyku da ölümün bi’ nevi önizlemesi. Dün gece uyumadan önce ne sövdüm Goethe’ye. Biraz daha karanlık diye. Biraz daha karanlık diye diye. “Odamda ne kadar çok ışık var lan” dedim. Yazıcının lambası, hoparlörlerin -ki 2 tane farklı hoparlörün (toplamda 4 adet) birini normal ses çıkışına diğerini de hat girişine bağladığım sözüm ona 3+1 surround home theatre ses sisteminin- ışıkları, farenin gereksiz kırmızı lazeri, kasanın ışıkları, gamepad’in, modemin ışıkları ve tüm bunlar yetmezmiş gibi kapalı olmasına rağmen tepedeki lambanın gereksiz selektörleri uyumadan önce delirtti beni. Odada kendimi uzay gemisindeymiş gibi hissettim bi’ an için. Hiç hoş değildi. Hem de hiç. Kalkıp bilgisayarın fişini çeksem tüm rahatsızlıktan kurtulacaktım. Dedim ya uyku ölüm yarısı, yarım ölecekken insanın kalkmaya takati olmuyor. Hele şu sonbahar-kış geçişinde sıcacık yataktan çıkası gelmiyor adamın.

Gitgide ışığa ve sese duyarlılığım artıyor. Yaşla mı ilgili yoksa bünyede bilmediğim şeyler mi oluyor anlamıyorum. Çocuk gürültüsüne bile tahammülüm kalmadı. Az önce telefonla konuşurken dışarıdaki kavuncu son noktayı koydu, patladım bi’yeter yahu diye bağırdım dışarı. Hiç tahammülüm kalmadı gürültüye hafız. Hele bağıra bağıra konuşan insanlar… Topuklarım kıçıma vura vura kaçmak istiyorum yanlarından, samimiysem boğazlamak istiyorum. Yaşlılığımı düşünüyorum ister istemez. Çocukken kapısının önünden kovan amcalar gibi mi olacağım yoksa ileride? Neden böyle oldu? Konsantrasyon problemi çekiyorum bu ortamda. Açlık, yorgunluk, stres, yemek, ışık ve ilaçlar gibi faktörlerin tamamı insan vücudundaki serotonin düzeyini etkiliyormuş. Serotonin miktarındaki değişimler de konsantrasyon bozukluklarına neden oluyormuş. Yoksa hafiften depresyon mu geçiriyorum hafız? Yok yok başak burcuyum ondan tüm problem. Paranoya yaptım yine hastayım diye bi’ an için. Şaka bir tarafa bu hassasiyetimin olası sebebi stres, yorgunluk, ışık ve ilaçlar sanırım gerçekten. Diş ağrısını kimse çekmesin son haftalarda inanılmaz ağrılar çekiyordum. Sağolsun dişçim oyulmadık dişimi bırakmadı çürük bulamamasına rağmen. O zaman zarfında aldığım ağır ağrı kesiciler ve düzensiz kullanım bu haftaki aşırı hassasiyetimi tetikledi sanırım. Her neyse konu dağılmasın ne güzel depresif depresif edebi edebi takılıyordum nereden çıktı bu bilimsel şeyler? Dedim ya başak burcuyum ben. Ulan google nelere kadirsin adamın aklını okuyorsun şerefsizim. B yazmadan -öneriler açılıyor ya yeni özellik- suggestions kısmında hemen burçlar çıkıyor :P.

İkinci herneyse, Burçlara niye bu kadar kafa taktığımı da anlamış değilim. Işık ve Ses diyordum. Gece rahatsız olduğum ışığa müdahale edebilirdim. Bilgisayarın fişini çekip rahat rahat uyuyabilirdim. Tembelliğe sığınmam işin tembelliği aslında. Asıl sorun gece yaptığım down/up load işleri. Bağımlılık var yani biraz. Bilgisayarı, İnternet’i bi’ türlü savamıyorum başımdan. Niye vazgeçemiyorum? Motto yapmamış mıydım “Beslenmemiz, dışkılamamız ve hücrelerimizin ölmemesi için yeterli oksijeni almamız gerek. Geri kalan her şey opsiyonel.” lafını. Ne tezat adamım değil mi hafız? Öyle işte her sorunu stresi unutturan tek yer şu sanal alem. Mi acaba?

Her neyse versiyon 3.0. Bi’ tanesi bi’ oyun yapmış oyun öyle böyle değil. Klasik 8 bitlik atari oyunları gibi. Gelen uzaylıları avlıyorsunuz. Her öldürdüğünüz uzaylı bilgisayarınızdan rasgele seçilmiş bir dosya siliyor :D yaratıklar size ateş etmiyor, sadece dokununca veya vuramadığınız olursa oyun kendi kendini siliyor. Size hangi dosyayı sildiğini söylemiyor sadece uzantısını veriyor. Sanırım benim bağımlılık tedavisini bu oyunla yapabilirim. Ama kıyamam be.. Onca yılda topladığım çöp ev misali disklerden bir dosya silinecek diye öyle çok korkuyorum ki.. Yok yok uyku öncesi ışık sorunu o kadar da kötü değil. Hem uzay gemisi gibi. Böyle yatıyorum uyku kapsülünde üstümden manyetik bir alet geçiyor yavaş yavaş ve tüm rahatsızlıklarımı tedavi ediyor. Sonra bi bakmışım uyumuşum..

Hoşunuza gittiyse bu yazılara da bir göz atın derim..

Terzi Kendi Söküğünü Dikemez

Terzi Kendi Söküğünü Dikemez yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com

Japonya Depremi Rüyası

Japonya Depremi Rüyası yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com

Dünya daha ne kadar tahammül eder bize?

Dünya daha ne kadar tahammül eder bize? yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com


Bu yazı 2 Kasım 2009 Pazartesi günü Onur Pay tarafından yazıldı

“Uyumadan önce.. Biraz Daha Işık..” için 3 yorum yapılmış

  1. hipopotan tarafından Kas 2, 2009 tarihinde yapılmış

    aynen hacı. Sütçüyü tüpçüyü dövesim geliyo bazı bazı. Sorgusuz uçan tekme atasım geliyo. tv. izlerken tvnin sesinden ne rahatsız olursun be.
    o diilde buoyun işini napıcaz bilemiyorum. 2 haftadır tower defence oyunlarına sardım. hep aynı yerde ölüyorum. ama hala oynuyorum. oyunun ismisini de verde ötenazi yapiim.

  2. hipopotan tarafından Kas 2, 2009 tarihinde yapılmış

    ayrıca yazılarını beğeniyoruz bolca yazmanı diliyoruz. üçpuçuk yıldır takip ediyorum.

  3. Onur Pay tarafından Kas 2, 2009 tarihinde yapılmış

    Oyunun adı: lose lose. linki “bi’ oyun” oyun yazan yerde. bolca ve 3.5 sene konularında söyleyecek söz bulamıyorum gözlerim yaşarttı kulaklarım terledi. beni sizler var ettiniz. ok tşk bye!!!

Siz ne diyorsunuz?

Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!