Idiocracy – idiotların yönetim sistemi..

Idiocracy21. yüzyıl ile birlikte insanın evrim sürecinde bir kavşak noktasına gelinildi. Doğal seleksiyon, yani en güçlünün,en akıllının ve en hızlının daha fazla üreme imkanı bulduğu ve insanın en mükemmel niteliklerinin gözetildiği bu süreç, artık daha farklı nitelikleri öne çıkarmaya başladı. Zamanın pek çok bilim kurgusu daha modernize olmuş, zeki bir gelecek hayal eder. Ama zaman geçtikçe, olaylar tam aksi yönde gelişmeye başladı. Büyük bir zeka gerilemesi. Bu nasıl oldu? Evrim muhakkak zeki olanı ödüllendirecek diye bir kaide yok. Fazlalıkları budayacak doğal bir avcı olmadığı için evrim süreci, en fazla üreyeni ödüllendirmeye başladı ve zeki olanları, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bıraktı.

Diye başlıyor 2006 yapımı bilim-kurgu-komedi filmi Idiocracy. Film girişte sunucunun yukarıdaki cümlesiyle neredeyse tüm filmi, vermek istediği mesajı çok iyi açıklıyor. Film “Maymunlar Gezegeni”ne benziyor. Aradaki tek fark karşılaşılan yeni dünyada maymunların değil maymun zekasına sahip insanların yaşıyor olması. Açıkçası sahneleri geride bırakırsanız, filmin diyaloglarından kurtulursanız film belgesel tadında geçiyor ve neden olmasın diye sorguluyor insan. Zeki olanların “Böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum” düşüncesiyle 1 çocuk yapıp belki de hiç yapmayıp daha sıradan insanların doğum kontrolü bir yana çılgınca üremesi ve çoğalması beraberinde bugün yaşadığımız yönetim sorunlarını doğuruyor.

Diyeceksiniz ki zeka ve kalıtım ne kadar bağlantılı? Şöyle bağlantılı; bahsettiğim zeki, kültürlü, iyi eğitimli, çağdaş düşünceye sahip kişilerin çocuklarının olmaması onların eğiteceği yeni bireylerin olmaması ve toplumda yer almaması anlamına geliyor. Buna karşın orta seviye, eğitimsiz, dar görüşlü, katı kurallara sahip ailelerin çocuklarını da o yönde eğitip dünyaya bakış açılarının dar olduğu bireylerin sayısının artması kaçınılmaz. Öyle aileler tarafından yetiştirilen basmakalıp düşüncelere sahip bireyler şu anda erkan sahibi oluyor ne yazık ki. Küçük zaman aralığında çok göze batmasa da uzun süre sonra giderek darlaşan bakış açılarına sahip bireylerin oluşturduğu idiotlar ordusundan geçilemeyecek dünya.

“Bilginin bir önemi olmadığı, her hangi bir hünere gerek yok” sloganlı yarışmalardan tutun da, anlaşmalı linç girişimleriyle sonuçlanan davalara kadar, orasını burasını kesip kanla bayrak çizmeye çalışanlara kadar, üniversitelerin özelleştirilmesini paralı yapılmasıyla eğitim özgürlüğünün tekelleşmesini/kısıtlanmasını önerip buna rağmen bir başka konuyu bahane ederek eğitim özgürlüğünün kısıtlandığını savunanlara kadar… Yukarıda bahsettiğim basmakalıp düşüncelere sahip bireylerin sayısı gün geçtikçe artmakta. Onlar’ın yetiştirdiği kişilerin sayısı da artmakta.

İdiot kelime kökü olarak “sıradan insan” anlamına geliyor. Bugün kullandığımız “eğitimsiz, cahil, görgüsüz” anlamında kullanmamız 1300leri buluyor. İdiotların yönetime geçip diğer idiyotları yönetmesi dünya üzerinde en zeki insanın iq’sunun 100 olduğu yılları belki 2500’lü yılları bulabilir yukarıda bahsettiğim filme göre. “Film” ama nihayetinde üstelik kara mizah ama gerçeklik payı yok değil doğrusu. Hatta bana kalırsa filmde yaşananlar 2500lü yılları bırakın 20 yıl içerisinde gerçekleşecek nitelikte.

Filmin sonlarına doğru kahramanımız gelecekte kalıp -gerçekte ne iş yaptığını bilmediği- ressam olduğunu zannettiği rol arkadaşını geriye göndermeye çalışıyor ve söylediği sözler şöyle;

Bak, bana borcunu ödemek mi istiyorsun?
Sadece geri dön, tamam mı?
İnsanlara kitap okumalarını söyle.
Okula gitmelerini,
bilirsin.
İnsanlara beyinlerini kullanmalarını
falan söyle.
Bence dünya, benim gibi insanlar
yüzünden bu hale geldi.

Ben hayatımda hiçbir şey yapmadım.
En azından sen bir sanatçıydın.
– Yani sadece geri dön ve-
– Ziyaret süresi doldu!
Ve Rita, ne olursa olsun,
resim yapmaya devam et, tamam mı?

Filmi izlemediyseniz tavsiye ederim. Ama kahkahlarla izleyeceğiniz bir film değil kesinlikle. Sadece tebessüm edip “güzel tespit” diyebileceğiniz bir yapım olmuş..

Hoşunuza gittiyse bu yazılara da bir göz atın derim..

Yar bana bir eğlence medet..

Yar bana bir eğlence medet.. yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com

The Island - Ada - Klonlamaya dair..

The Island - Ada - Klonlamaya dair.. yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com

İki seçme film birden.. Frágiles & The Fountain

İki seçme film birden.. Frágiles & The Fountain yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com


Bu yazı 22 Ocak 2008 Salı günü Onur Pay tarafından yazıldı

Siz ne diyorsunuz?

Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!