Clive Barker’s Jericho

Clive Barker’s JerichoSabahtan beri WordPress editörü açık bir türlü başlayamadım karalamaya. Clive Barker hakkında ve onun senaryosunu yazdığı, karakterlerini yarattığı son oyunu Clive Barker's Jericho hakkında ve yine diğer oyunları ile yönettiği filmler hakkında yazı yazacakken birden filmlerini hızlı hızlı izlemeyle, diyalogların en güzel geçtiği yerleri tekrar tekrar dinlemeyle geçti koca bir vakit.. Hatta muhteşem Hellraiser serisinin hayranları tarafından çekilmiş 22 dakikalık bir versiyonunu bile izlemek sıkıştı araya. Kim peki bu hayran olduğum sanatçı? Türkçe Wiki üzerinde geniş bir biyografisi olmasa da; Clive Barker'ın 56 yaşında İngiliz yazar, yönetmen ve görsel sanatçı olduğunu öğrenebiliyorsunuz.

Clive BarkerBenim hayranlık duyduğum tarafı tıpkı İsviçreli büyük sanatçı H.R. Giger gibi fiziksel dönüşüm üzerine çalışmalarının (resim ve ilüstrasyonları) yoğunlaşmış olması. The Hellbound Heart eserini okuduysanız veya Hellraiser serisinden (aynı kitaptan uyarlanan 9-10 bölümlük film) en az birini izlediyseniz bu fiziksel dönüşümden ne demek istediğimi anlarsınız. Eserlerinde daha çok Cenobite olarak geçen azmanlar bu fiziksel dönüşüm için inanılmaz örnek teşkil ediyorlar. Hellraiser filmlerinde Doug Bradley'in canlandırdığı Pinhead karakteri bir nevi cehennem zebaniliği görevi üstlenmekte. Küp şeklinde ve orta çağlarda bir oyuncak ustası tarafından yapıldığı rivayet edilen (filmde de o şekilde gösteriliyor ancak gerçek hayatta benzer oyuncakların yapıldığı biliniyor) Pandora'nın Kutusu'na benzetilmiş kutuyu açabilenleri (oyuncak daha çok mekanik bir bulmaca gibi) Pinhead (kafasına çiviler çakılmış deri kıyafetler içinde gayet ürkütücü görünen bir karakter) ile beraber daha önceden dönüşmüş günahkarlar yani Cenobitler, beraber cehennemin derinliklerine götürmeye geliyor bizim dünyamıza.

Hellraiser - PinheadDoug Bradley -bilenler bilir popüler black metal gruplarından- Cradle of Filth albümlerinde arkada sürekli konuşan kişilerden bir tanesidir.Senaryo gereği söylediği sadistik ama gerçekçi sözler benim gibi bu türü sevenlerin oldukça hoşuna gidecektir. Türden kastım Dante'nin İlahi Komedyası'nın Cehennem bölümü gibi, Charles Baudelaire'in şiirleri gibi etkileyici sözlerin geçtiği daha çok kötülükler, kan, ruh, düş üzerine yazılmış türler..

Clive Barker'ın da Dante, Baudelarire ve hatta Sade gibi yazarlardan etkilendiği bunları Giger estetiği ile birleştirdiğini söyleyebilirim son eserlerinde. Giger ile bence arasındaki en büyük fark tanrıyı kesinlikle Giger'dan daha çok sevmesi..

Her neyse eski eserlerine baktığımızda Clive Barker'ın daha çok korku-fantezi türü hikayeler yazdığını görüyoruz. Hatta ilk uzun romanı sayılabilecek The Damnation Game romanı Gothe'nin Faust'unun birinci bölümündeki karakterin şeytanla antlaşma yapıp karşılığında güç kazanmasındaki gibi bir konuyu işliyor. Kısacası Clive Barker hayal gücünün sınırlarında çok iyi epik korku romanları yazabiliyor. Clive Barker'ın son eserlerinde ise fantezi türü daha çok ağır basıp fiziksel formasyona uğramış karakterlerin yanı sıra gizli boyut kavramlarına olan düşkünlüğü ortaya çıkıyor. Tüm epik fantezi yayınlarının yanı sıra bu usta sanatçı modern çağın oyuncaklarından bilgisayar oyun dünyasına da uzun zamandır elini atmış durumda. Oyun dünyasına girmesinin bence en büyük sebebi zamanında onun hayranları tarafından yapılan bilgisayar oyunlarında ona gönderme yapılmış olması olabilir..

Hellraiser Cenobites

Lemarchand KutusuHeretic oyununu hatırlar mısınız bilmiyorum ancak oyunun bir yerinde kullanılan silahlardan bir tanesi ve bir bölümde duvarda duran objelerden bir tanesinin Clive Barker'ın Hellraiser filminde de yer alan Lemarchand Kutusu (daha önce bahsettiğim Pandora'nın Kutusu'na benzeyen kutu) olması Clive Barker'a büyük bir saygı gösterisi anlamına geliyordu. Açıkçası bahsettiğim bu fantezi-korku-kurgu dünyasına girdiğiniz zaman şu ana kadar geçen isimleri oldukça fazla duyarsınız. İyi bir korku türü yazarı olarak Cliver Barker'ın oyun dünyasına girişi 2000'i buluyor. İlk olarak Clive Barker's Undying isimli oyunu Unreal Tournament motorunu kullanan FPS türü bir oyun. Undying oyunun senaryosu, karakter ve ortam tasarımlarının yanısıra oyunda Ambrose isimli bir karakteri de seslendiriyor olması çeşitli dallarda yaratıcılığını ön plana çıkarıyor sanatçının. Oyun her ne kadar FPS türünde olsa da fazlasıyla macera öğeleri ve bulmacalar da barındırıyordu içerisinde. Bugüne kadar zevk alarak oynadığım sayılı bilgisayar oyunlarından bir tanesiydi. Daha sonra Clive Barker oyun dünyasına tekrar girmek istedi ve 2006'da Jericho isimli, İngiliz oyun geliştiricileri Codemasters ile birlikte harika bir oyuna daha imza attı. Oyun 2007 Ekim'inde raflardaydı. Oyunu geçtiğimiz günlerde oynama fırsatım oldu ve aşağı yukarı aralıklı olarak 2-3  saat oynamayla 1 haftada bitirebildim. Oyun tüm oyun konsolları ve PC için çıktı.

Clive Barker's Jericho

Cliver Barker’s Jericho

Açıkçası Clive Barker hakkında yazmak uzun süredir aklımdaydı yeni çıkan oyunu Jericho'yu oynamam bu yazıyı yazmama sebep oldu. Jericho oyunu, konusunu Gnostik yazmalarda geçen yaratılış inancından alıyor. Oyunda Adem ve Havva'dan önce İlkdoğan adında Tanrının kendi görüntüsünden yarattığı ama sonra onu kaderine terkettiği ne erkek ne dişi, ne iyi ne kötü, ne güzel ne de çirkin bir varlıktan bahsediliyor. Daha sonra yarattığı varlığı beğenmeyip onu cehennemin dibine gönderiyor. Daha sonra insanoğlunu yaratıyor. Bu kez zeka, cinsiyet ve aşk ta katarak yarattığına ve en önemlisi bir ruh veriyor. Tarih boyunca İlkdoğan tıkıldığı yerden yeryüzüne çıkmaya çalışıyor. Her defasında bir kat daha derine gönderilerek tarihin ve yer yüzünün diplerine geri dönüyor.

Onun her mücadelesinde zamana tanıklık eden imparatorlukların Al Khali (Arabistan Yarımadası'nın beşte birlik bölümünü kaplayan ıssız topraklardan bir kum denizinden geliyor adı) adı verilen bölgeye hakimiyeti aynı zamanda İlkdoğan'ın kaçışlarına da sahne oluyor ve o bölgedeki medeniyetinde sonuna neden oluyor. Konu bu şekilde olunca oyun atmosferi içerisinde yaşayanlar ve size düşman kesilenler Sümerlerle başlayıp Romalılarla, Haçlılarla hatta 2. Dünya Savaşı zamanlarından Nazilerle devam ediyor. Düşmanlarınızın Clive Barker'ın dünyasından fırladığını hemen anlıyorsunuz. 2. Dünya Savaşından kalma düşmanlarınızdan lav püskürten yaratıklar, 2 tane askerin ve lav silahlarının fiziksel olarak birleşmesiyle ortaya çıkıyor. Oyunun sesleri, görüntüleri oldukça tatminkar. Sümer tarihi eserlerinden tutun Roma Hamamlarına kadar bir çok tarihi objeyi de birlikte görebiliyorsunuz. Oyunun yapay zekası -özellikle takımınızdaki adamların zekası- zayıf kalmış diyebilirim. Ama onun dışında oyun içerisinde ne kadar çok ayrıntı olduğunu oynayınca anlayacaksınız. Her neyse. Oyunda ki sizin rolünüz 1930 lara dayanıyor. 1930da kurulan DOW (The Department of Occult Warfare) doğaüstü ve açıklanamayan olayları inceleyen bir güvenlik birimi. Nazilerin ilginç çalışmalarına karşı kurulmuş bir birim. Sizin yönettiğiniz Arnold Leach karakteri DOW'a 1962'de katılıyor. Ekibinizle (Arnold Leach ve 6 arkadaşı) Al Khali adı verilen yerdeki sorunu çözmeniz için gönderiliyorsunuz. Olaylar gelişiyor... Takımınızdaki her karakterin özel güçleri bulunuyor silah kullanmalarının dışında. Yani FPS'lerin olmazsa olmaz ilginç silahları yanında özel güçlerinizle de önünüze gelen yaratıkları haklıyorsunuz. Codemasters ekibi her ne kadar kendi motorlarını kullanmış olsalar da oyun gerçekten sağlam bir pc istiyor doğru dürüst grafiklerde çalışmak için. Geforce 6600 LE ekran kartı P4 3Ghz ve 1gb ramli makinada en düşük seviyede oyunu oynayabildim. Oyunu oynayabilmek için Pixel Shader 3.0 desteği olan bir ekran kartınız olması gerekiyor. Çok iyi vakit geçirdiğimi söyleyebilirim. Oyun aralarında geçen diyaloglar oyunun hikayesi de oyunun kendisi kadar çekici doğrusu. 10 üzerinden 9 verebileceğim bir oyun çıkarmışlar..

Bu arada Hellraiser serisinden haberdar olanlar ve hayranları için Hellraiser - Lemarchand Kutusunun küçültülmüş halini yazıcıdan çıkartarak, katlayıp, yapıştırıp bu ilginç oyuncağı süs olarak kullanabilirsiniz..


Bu yazı 11 Ocak 2008 Cuma günü Onur Pay tarafından yazıldı

“Clive Barker’s Jericho” için 10 yorum yapılmış

  1. Halil tarafından Mar 16, 2008 tarihinde yapılmış

    arkadasım ben bu oyuna baslar baslamaz bi yerde kaldım oyunun ilk bölümlerinde bi kapıdan geçiceyiz sanırım ama o kapı tahtalarla kapalı adamlarımın özel güçlerini nasıl kullanıcam bazı tuslar söylediler (q e space ) tusları ama ise yaramadı ne yapabilirim acele yardım edebilirsen çok mutlu olurum tesekürler bana hangi tusun ne ise yaradığını söyle yeter…..

  2. biri tarafından May 10, 2008 tarihinde yapılmış

    arkadaşım o bölümde black denen taş hatunu seçip kapının önünde ”Q”ya basıp telekinezi gücünü kullancan

  3. Anıl tarafından May 18, 2008 tarihinde yapılmış

    Aynı Fikirdeyim Ama Ben İlk Kapıyı Geçtim Sonra Piramid gibi bir yer var orayı geçemedm zaten sinir oldum oyunu sildim ama zevkli bişeye benziodu;)

  4. mustafa tarafından Tem 5, 2008 tarihinde yapılmış

    oyununu
    sonundaki
    firstborn’u oldürmenın yolunu bılen
    warmı..?

  5. Onur Pay tarafından Tem 5, 2008 tarihinde yapılmış

    İlk Doğan’ı yani Pyxis Prima’yı öldürmenin yolu şu.. Aynı takımdaki arkadaşların gibi özel güçlere sahip o da.. Sen ne yapıyorsan o da yapabililiyor. Eğer seni geri geri atıyorsa bil ki telekinezi kullanıyor.. Ya da etrafında sarmaşıklar çıkıyorsa hatunun elini kesipte ortaya çıkan gücü kullanıyor ya da elinden aslan kaplan ejderha gibi şey çıkıyorsa senin Meksikalının kullandığı gücü kullanıyor yani o sana nasıl saldırıyorsa sen de takım üyelerinden aynı saldırı gücüne sahip olanı seçiyorsun.. Tüm güçlerinizi karşılıklı kullandıktan sonra ölüyor.. Umarım anlatabildim..

  6. acar tarafından Ağu 7, 2008 tarihinde yapılmış

    oyumda sewers denilen bölümde kuyuya nasıl ineceğiz arkadaşlar

  7. sedatduman tarafından Oca 8, 2009 tarihinde yapılmış

    ya arkadaşlar ilk bölümü nasıl geçeceğim.?

  8. ibo tarafından Eki 2, 2009 tarihinde yapılmış

    Oyun güzel ama biraz zorlayıcı zaten güzel olan yanıda o :)

  9. oğuz tarafından Eyl 23, 2010 tarihinde yapılmış

    bi yanlışın var
    oyunda kullandığımız karakterin adı arnold leach değiş
    Devin Ross.
    Arnold ise bizim admın ölmesini sağlayan şu yarasanın adı

  10. mehemmed tarafından Şub 28, 2015 tarihinde yapılmış

    bu cok guzel oyun.ama sonda 2 adamin olmesi pisdi

Siz ne diyorsunuz?

Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!