İki seçme film birden.. Frágiles & The Fountain
Haftasonu kendime harika bir DVD şöleni verdim. Arka arkaya 2 film izledim. Bir tanesi İspanyol yapımı İngiltere’de geçen gerilim filmi Frágiles - Kırılgan diğeri de romantik bir Amerikan yapımı The Fountain - Pınar (Ab-ı Hayat, Hayat Suyu, Hayat Ağacı).

Kırılgan, sadece Darkness filmini izlediğim İspanyol yönetmen Jaume Balagueró’a ait o yüzden hakkında çok fazla bilgim yok. Ama çektiği film uzun zamandır kalitelisini izlemediğim bir türden. Gerilim.. Filmin en gerici özelliği boşaltılmakta olan bir çocuk hastanesinde geçiyor olması. Çok fazla öcü yok içinde. Müziği, oyuncuların mimikleri, renklerin seçimi, kamera geçişleri hatta çocukların oyunculukları yeterince gerdi beni. Senaryoda bir boşluk bulunmuyor her soruyu açıklamış filminde. Bu yüzden iyi bir yönetmen olduğunu tahmin ediyorum. “Darkness” filmini bu kadar beğenmemiştim. Filmin konusu kısaca İngiltere’de boşaltılmakta olan bir çocuk hastanesinde meydana gelen garip olaylar ve o hastaneye çalışmak için gelen sorunlu bir hemşirenin 1-2 günlük gece nöbeti.. Filmin içeriğini anlatmak istemiyorum ama gerilim türünü seviyorsanız izlemenizi tavsiye ederim. Ve şunu da eklemeliyim sanırım; bu sinema yapıtı da benzerleri gibi klasik bir hayalet filmi. Japon hayalet filmleriyle benzer özellikleri olsa da kendi türünde yukarıda bahsettiğim niteliklerle daha kaliteli bir hal almış. İzlemediyseniz mutlaka izleyin derim. Hatta daha fazla tat almak istiyorsanız gece yarısı sineması için güzel bir seçim olur.

2. Film The Fountain - Dilimize Hayat Ağacı olarak çevrilse de tam anlamını bulamamış diyebilirim. Filmi izlemek isteyişim bilim kurgu filmi olmasından bahsedildiği içindi. Bulabildiğim tüm bilim-kurgu filmlerini izlemeye çalışıyorum. The Fountain’in -bence- esas konusu ölümsüz aşk üzerine. Rachel Weisz gibi bir güzel ile X-man, Van Helsing, Prestij filmlerinden hatırlayacağınız Hugh Jackman oynuyor. Oyunculuk güzeldi kesinlikle. Ama asıl size izlettirmek isteyişim daha önce defalarca dediğim masalsı filmlerin güzelliği ile ilgili. Bu filmde de harika bir masal havası hakim. Her ne kadar konu bilim-kurgusal olarak ölümsüzlük etrafında dolaşsa da aslolan o iki aşığın bir masal içinde yaşadığı macera ve aşkları. Bu filmi de anlatmak istemiyorum ama masalsı filmleri seviyorsanız (Big Fish, Pan’ın Labirenti, çoğu Tim Burton filmleri gibi) bu filmi de fazlasıyla beğeneceksiniz. Filmi izlerken çoğu sahnede kan akışımın yavaşladığını, duygusallaştığımı ve ağzım açık izlediğimi söyleyebilirim. Müzikler renkler atmosferler oldukça çekici. Güzel bir yemeğin ardından sevgiliyle izlenebilecek güzel bir film. Kağıt mendil veya peçete bulundurursanız yanınızda iyi edersiniz benden söylemesi… Bu arada yeni öğrendim bu filmi yöneten Darren Aronofsky aynı zamanda Requiem for a Dream, Pi gibi 2 kült filmi yöneten kişiymiş..
Bu arada bu akşam için de harika 2 seçimim var. Bir tanesi uzun zamandır sabırsızlıkla beklediğim Rob Zombie’nin Halloween diğeri de George Clooneyli , Matt Damonlu Syriana filmi. Hatta sanırım geceyi bekleyemeden Syriana’yı birazdan izleyeceğim. Bu arada Rob Zombie’nin yönetmenliğine hayran olduğumu söylemek isterim..
Hoşunuza gittiyse bu yazılara da bir göz atın derim..
Hannibal Rising DivXHannibal Rising DivX yazısının devamını oku...
http://www.onurpay.com
The Texas Chainsaw Massacre - The Beginning yazısının devamını oku...
http://www.onurpay.com
Vizyona girmesini beklediğim filmler... yazısının devamını oku...
http://www.onurpay.com
Bu yazı 17 Aralık 2007 Pazartesi günü Onur Pay tarafından yazıldı ve 1,267 kez görüntülendi.





buzcevheri tarafından Ara 18, 2007 tarihinde yapılmış
İki filmi de izledim. “Frágiles” çok klasik bir gerilim filmi olarak zihnimde kaldı.
“The Fountain” ise gerçekten güzeldi. Görsel bir tatmindi.
“Requiem for a Dream ve Pi” iki muhteşem film.
“Syrana” baydı.
Rob Zombie iyiden iyiye yönetmen oldu. B sınıfı korku filmlerine hayranlığını yansıttığı kliplerinden sinemaya başarılı bir geçiş yaptı. İyi seyirler..
Recep Hilmi Tufan tarafından Ara 30, 2007 tarihinde yapılmış
Henüz hiçbirini izlemedim ama ben de severim gerilim filmlerini en kısa sürede izlerim umarım…
eda suner tarafından Oca 2, 2008 tarihinde yapılmış
Bayram ve yeni yıl birleştirdik yoktuk malum yeni geldik geçmiş bayramın ve yeni yılın kutlu olsun sevgiler