23andMe – Biyoteknolojide son nokta ve Google?!?

Linda Avey (soldaki) ve Anne Wojcicki 23andMe şirketini 2006 yılında kurdular. Fotoğraf: Brent Humphreys23andMe kişisel gen haritası servisi.. Belki duydunuz belki duymadınız. Toplam bütçesinin 9 Milyon Dolar olduğu, 2 kurucusundan birinin Google’ın yaratıcılarından Sergey Brin’in eşi Anne Wojcicki olduğu, Google’ın borç?!? adı altında Mayıs 2007 ‘de 3.9 Milyon dolarlık azınlık hisselerini alıp yatırım yaptığı genetik-biyoloji şirketi… Daha önce okuduysanız hatırlayacaksınız Google bunları da yapsana yazımdan Google Sanal Klinik başlığında şakayla karışık şunları istemiştim; “Görüntü işleme programlarının yaygınlaşması ve teknolojinin ilerlemesiyle Google’ın üreteceği mini elektronik laboratuarlar sayesinde bilgisayarınız ve İnternet aracılığı ile sizden alınan kan, idrar, doku vs. örnekleri Google’ın veri tabanıyla karşılaştırılıp rahatsızlığınız tespit edilebilecek, mamografi, mR vs. çekilebilecek. “Google Clinic” “Google Klinik” olsun bunun da ismi..”

Şubat 2005’te 23andMe şirketinin kurucularından Anne Wojcicki “Milyonerlerin Akşam Yemeği” (California’da düzenlenen geleneksel bir toplantı) masasında masa arkadaşlarına idrarları hakkında bir soru yöneltti. “Kuşkonmaz yedikten sonra idrarınızda kuşkonmazın kokusunu alabiliyor musunuz?” Bu soru sorulduğunda masadakiler gen bilimci Craig Venter, Ryan Phelan, DNA Direct (San Fransisco’dan genetik araştırma şirketi) şirketinin CEO’su ve Wojcicki’nin o zaman ki erkek arkadaşı bukünkü kocası Büyük G’nin sahibi Sergey Brin. Soruyu Anne yanıtladı, “aldığınız koku genelde bağırsağın sebzeleri sindirmesiyle ortaya çöıkan sülfür bileşiği methyl mersaptan oluyor.” Fakat orada bulunanların hatunun ne dediği ne anlatmaya çalıştığı hakkında bir fikri yoktu. Öyle görünüyordu ki zeki hatunun söylemeye çalıştığı bu görülmez kişiye özgü kokunun genetik çeşitliliğin sonucu olmasıydı…

Bugün 20 Kasım 2007 ve 2 gün önce Pazartesi günü 23andMe (isim 23 çift kromozoma sahip olmamızdan geliyor) şirketi hizmet vermeye başladı. Peki ne mi bu şirketin hizmeti? Şirket size 999 Dolar karşılığında bir kit gönderiyor. Bu kitle beraber kendinizden aldığınız tükürük numunesini inceleyip verileri şirkete gönderiyorsunuz. Sahip olduğunuz genlerinizdeki protein dizilimlerinden; kalıtımsal rahatsızlıklarınızın olup olmadığını, kalıtımsal özelliklerinizi hatta ilerideki tüm gelişmeler ışığında gen haritaları tamamen aydınlığa kavuştuğunda yakalanacağınız hastalıkları bile araştırabiliyorsunuz. Bugün bu şirket üzerinden yapabildikleriniz sınırlı. Sonuçta gen haritasını tam anlamıyla anlamak henüz mümkün değil. Ancak şirketin ne kadar da geleceğe dönük bir yatırım yaptığı yadsınamaz bir gerçek. Aynı bilim-kurgu filmlerindeki gibi. Hatta Gattaca filmini izleyenler hatırlayacaktır, gen bilginize göre hayattaki konumunuz belirleniyordu. Yani genlerinizde eğer bir koşucu özelliğiniz kayıtlıysa siz daha doğar doğmaz koşucu olarak yetiştiriliyordunuz. Şimdi bu şirketin de gelecekte sahip olacağı güç bu yönde olacak. Düşünsenize evinizde bu kit var, yeni doğmuş bir yavrunuz var, çocuğunuzun gen bilgilerini inceleyip sağlığını garanti altına aldıktan sonra çocuğunuzun ne olarak yetiştirileceğine karar verebileceksiniz. Bu inanılmaz derecede korkutuyor beni. Peki asıl korkutan şey ne? Yukarıda da bahsettiğim gibi şirketin azınlık hissesi 3.9 Milyon Dolar karşılığında Google tarafından satın alındı. Bu demek oluyor ki veri tabanı, bilgiler arasında tarama, bilgilerin depolanması gibi tekno-bilişik işleri Google sağlayacak.

999 Dolar karşılığı size verilecek test kiti…Şirketin gizlilik ilkelerine baktığınızda birkaç madde göze çarpıyor. Bunlardan ilki gen bilgilerinizin araştırmalarda sizin tercihinize bırakılarak kullanılıp kullanılmayacağı. Yani size sorulan sorularda eğer araştırmalar için gen bilgilerinizi kullanmalarına izin verirsenin onlar da seve seve bu araştırmalara sizi dahil edecekler. Yine aynı gizlilik sözleşmesindeki maddelerden birinde araştırma sonucu elde edilen bilgileriniz size sorulmadan, sizin adınız bilinmeden 3. parti araştırma şirketlerine araştırma amaçlı verilebilecek. Kısacası şu adresten TAM GİZLİLİK METNİ’ni okuyunca tüm hikayenin ne kadar da bilim-kurgusal olduğunu göreceksiniz. Kişisel anlamda kullanıldığında inanılmaz bir çığır açıyor bu teknoloji. Az önce bahsettim tekrar vurguluyorum “Hangi etkinliklere yatkın olup hangi eğitimi alacağınızdan, göğüs kanseri veya alzheimer hastalığına yakalanma riskinizden, ideal kilonuzdan, atalarınızın kimler olduğuna kadar” bir çok genetik bilgiyi edinebileceksiniz. Korkutucu olduğu kadar ilginç ve yararlı..

50 yıl sonrasını düşünüyorum ve İnternet jargonuna hatta yaşayan dillere giren “googling, googlelamak” fiilinin “İnternet’te DNA’mı googlelıyorum” olarak ta kullanılacağını düşünmemek elde değil. Konuyla ilgili haber yapabilmek için New York Times yazarlarından Amy Harmon sisteme kayıt olmuş ve süreci bu sayfada anlatmış. Bu haber tüylerinizi ürperttiyse, pis bir gülümseme uyandırdıysa yüzünüzde veya benim gibi hoşunuza gidip daha yok mu dediyseniz “Gattaca” filmini izlemenizi şiddetle tavsiye ederim…

Hoşunuza gittiyse bu yazılara da bir göz atın derim..

Bilim Kurgu ve Bilim Eğitimi II

Bilim Kurgu ve Bilim Eğitimi II yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com

Deprem Sözlüğü

Deprem Sözlüğü yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com

Dev Canlılar

Dev Canlılar yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com


Bu yazı 20 Kasım 2007 Salı günü Onur Pay tarafından yazıldı

“23andMe – Biyoteknolojide son nokta ve Google?!?” için 1 yorum yapılmış

  1. buzcevheri tarafından Kas 22, 2007 tarihinde yapılmış

    Tiksindirici birşey. Gattaca’yı izlemeli tabi ki de daha somut bir örnek de mevcut. Bir kaç sene önce İzlanda, vatandaşlarına ait gen kayıtlarını meclis kararıyla Amerikalı bir şirkete sattı. Geleceğimize yönelik tehditten öte bir şey değil bu. Değil genimi Amerikaya günahımı vermem.

Siz ne diyorsunuz?

Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!