Kasım, 2007 tarihli arşiv

Ne ki bu şimdi…

Bir kaç sene evvel burada kuytu köşede kalmış eski bir rum evini önce kitap okuma evine daha sonra kafeye çeviren iki arkadaşıma yardım etmiştim bir süreliğine.. Kafenin, camdan çatılı arka bahçesinde, şöminenin başında Tanju Okan'ın "Öyle Sarhoş Olsam"ı ile başlayıp Amalia Rodrigues'in "Aranjuez Mon Amour" şarkısıyla biten soğuk ama bir o kadar da sıcak şarap geceleri geldi aklıma. Kafka'nın Milena'sını -utanarak söylüyorum- tost ismi yaptığımız, sıcak şarabı ucuz köpek öldürenlerle pişirdiğimiz, hatta frp bile yaptığımız dillere destan Milena Kafe'den bahsediyorum...

Yazının devamı.. »

Türkçe WordPress Teması – Mor Converse

Türkçe WordPress Teması - Mor Converseİlk WordPress Tema denemem. Mor Converse.. Daha önce sayısız defa temaların resimlerini değiştirerek kullandım kendi temalarımı ve diğer WordPress kullanan arkadaşlarımın kullandıkları temaları. Ama yaklaşık 3 gün önce "bir temayı sıfırdan nasıl yaparım?, Yani Photoshop'un karşısına geçip kafama göre çizip boyadıktan sonra o tasarımı nasıl temaya dönüştürürüm?, Bildiğim css tekniklerini o temaya nasıl uygularım?" diye oturdum gecenin bi'vakti bilgisayarın karşısına. Hal öyle olup insan şartlı olunca, ilham perileri gittikleri lavabodan (!) hiç dönmüyorlar... Ben de aklıma ilk gelecek şeyler üzerinde çalışmayı deneyeyim dedim. Şansıma Converse Ayakkabı çıktı..

Yazının devamı.. »

Web sitem hangi tarayıcıda nasıl görüntüleniyor?

2 Gündür sıfırdan bir wordpress teması hazırlamaya; ilk defa başka bir temayı değiştirmeden, sağını solunu kopyalamadan sadece WordPress Codex sayfalarından ve forumundan yararlanarak bir tema yapıp paylaşıma sunmaya çalışıyorum. Temanın ingilizcesini bugün bitirdim. Lisans olarak ta GPL (General Public Licence - Genel Kamu Lisansı) seçtim. Ama sunmadan denemek, sunmadan önce hangi tarayıcıda nasıl görünüyor görmek gerek...

Yazının devamı.. »

23andMe – Biyoteknolojide son nokta ve Google?!?

Linda Avey (soldaki) ve Anne Wojcicki 23andMe şirketini 2006 yılında kurdular. Fotoğraf: Brent Humphreys23andMe kişisel gen haritası servisi.. Belki duydunuz belki duymadınız. Toplam bütçesinin 9 Milyon Dolar olduğu, 2 kurucusundan birinin Google'ın yaratıcılarından Sergey Brin'in eşi Anne Wojcicki olduğu, Google'ın borç?!? adı altında Mayıs 2007 'de 3.9 Milyon dolarlık azınlık hisselerini alıp yatırım yaptığı genetik-biyoloji şirketi... Daha önce okuduysanız hatırlayacaksınız Google bunları da yapsana yazımdan Google Sanal Klinik başlığında şakayla karışık şunları istemiştim; "Görüntü işleme programlarının yaygınlaşması ve teknolojinin ilerlemesiyle Google’ın üreteceği mini elektronik laboratuarlar sayesinde bilgisayarınız ve İnternet aracılığı ile sizden alınan kan, idrar, doku vs. örnekleri Google’ın veri tabanıyla karşılaştırılıp rahatsızlığınız tespit edilebilecek, mamografi, mR vs. çekilebilecek. “Google Clinic” “Google Klinik” olsun bunun da ismi.."

Şubat 2005'te 23andMe şirketinin kurucularından Anne Wojcicki "Milyonerlerin Akşam Yemeği" (California'da düzenlenen geleneksel bir toplantı) masasında masa arkadaşlarına idrarları hakkında bir soru yöneltti. "Kuşkonmaz yedikten sonra idrarınızda kuşkonmazın kokusunu alabiliyor musunuz?" Bu soru sorulduğunda masadakiler gen bilimci Craig Venter, Ryan Phelan, DNA Direct (San Fransisco'dan genetik araştırma şirketi) şirketinin CEO'su ve Wojcicki'nin o zaman ki erkek arkadaşı bukünkü kocası Büyük G'nin sahibi Sergey Brin. Soruyu Anne yanıtladı, "aldığınız koku genelde bağırsağın sebzeleri sindirmesiyle ortaya çöıkan sülfür bileşiği methyl mersaptan oluyor." Fakat orada bulunanların hatunun ne dediği ne anlatmaya çalıştığı hakkında bir fikri yoktu. Öyle görünüyordu ki zeki hatunun söylemeye çalıştığı bu görülmez kişiye özgü kokunun genetik çeşitliliğin sonucu olmasıydı...

Yazının devamı.. »

Adımla değil yaptıklarımla anılmak istiyorum…

Evet istiyorum…Başlığı gören ne düşünecek bilmiyorum ama bu megaloman cümle benden önce defalarca sayısız yerde zaten kullanılmış. Hatta o kadar klişe bir cümledir ki -takip edenler bilir Yiğit Özgür'ün minik bir karikatüründe medyaya demeç veren bir eşek "adımla değil yaptıklarımla anırmak istiyorum" diyordu- karikatürlere bile konu olmuştur.. Çok aradım o karikatürü ama bulamadım. Benden önce büyük G'de bi arama yaptığımda (merak ediyorsanız) kelamı edenler: DTP'nin desteklediği bağımsız millet vekili adayı Sabahat Tuncel, milli haltercimiz Halil Mutlu, süper starımız Ajda Pekkan, "Derviş" filmi oyuncularından Ruhi Sarı, Berlin yabancılar sorumlusu Günther Piening, seksi sarışın Yeliz Yeşilmen (Hürriyet gazetesinin verdiği sıfatıyla) vs. vs. Yani söz gerekli gereksiz ağızlarca kullanılmış. Ben de medyaya demeç veren ünlü bir düşünür?!? gibi böyle diyorum "Adımla değil yaptığım işlerle anılmak istiyorum" peki ne yapmışım ben, neyle anılmak istiyorum? Mesela çok güzel dandik pasta yaparım, körili tavuk hatta öğrenci usülü chili yaparım. Nerden mi çıktı? Medyaya demeç veriyorum sayın efendim. Blog küresinin değerli medyasına.. Blogların kişisel gazeteler olduğu artık gün gibi ortada. Her blogger potansiyel araştırmacı gazeteci artık. Dolayısıyla bizim de bir magazin dünyamız bizim de bir haber dünyamız var..

Yazının devamı.. »
Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!