Yar bana bir eğlence medet..

Pihu.. Büyük bir yük kalktı üzerimden. Sevgili günnüğü aç-susuz bıraktığım günler geçti sanırım artık. Şu bahsettiğim yarışma işi Net’teyken fazlasıyla beynimi, ellerimi, gözlerimi yoruyordu. Gece 12 sularında onu alnımın akıyla 3. olarak atlattım. Ebet 3. oldum… Neler kazandım sıralayım; 350$ Para ödülü. Önceden kayıt edilmiş: Bekci.net, bilanco.net, cihaz.net, elbise.net, fesat.net, halat.net, hunerli.net, ishal.net, kabahat.net, kaporta.net, karamsar.net, levye.net, mesire.net, midye.net, nazik.net, sempozyum.net, trajedi.net, vasita.net, yavsak.net domainleri çoğu muzip gelse de adam edilebilir güzel domainler. 1 Yıllık 2 GB Web Alanı + 50 GB Trafik +50 Domain (50 MySQL) +Özel nameserver. 50 ytl’lik reklam kredisi. T-Shirt (En çok üzüldüğüm bu oldu xxl olmayacak sanırım bu t-shirt ya da kesin beyaz olacak ve ben giyemeyeceğim). 50$’lık Alan adı satın almak için kredi. 20.000 Tekil hitli bir forum hizmeti veren sitede 1 aylık reklam. Üçüncülük logosu. E sorarsanız memnun musun ödüllerden diye; Evet güzel ödüller ve tatmin edici.

Dediğim gibi yorgan gitti kavga bitti. SEO işi gerçekten sabır, azim ve bilgi gerektiriyor. Herşey ortada, birgün içerisinde arama sonuçlarındaki konumunuz sürekli değişebiliyor. Sabah 2. sırada iken gece 3. sıraya düşebiliyorsunuz. Ya da aylarca 1.liği kimseye kaptırmıyorsunuz. SEO lafı duymak istemiyorum artık çok sıkıldım gerçekten. Ha daha önceki SEO başarılarımı da söyleyim de iyice kabarayım: “Çanakkale Doğalgaz, Oyun Şifreleri, Mynet Oyun, Oyun Siteleri, Sitene Ekle” gibi kelimelerde başarılarım mevcut. Henüz bahsetmek istemedim süpriz olan 2 tane daha site yolda. Şu hitli ve yararlı site işi gerçekten aklımı meşgul ediyor sürekli, getirisi hoş yani. Neyse yeter bu kadar bilgisayar / Internet geyiği.

Omen 666

“sanguis bibimus
corpus edimus
tolle corpus satani
ave versus cristus
ave satani”

Dün gece 2 film izledim. Bir tanesi “Omen” (2006 yapımı olan), diğeri de “Anlat İstanbul”. Arka arkaya farklı türlerde film izlemek çok hoşuma gidiyor. Omen’i çoğunuz duymuşsunuzdur. Kelime anlamı “Kehanet” olan Omen filmi 1976′da çekilmiş kült filmlerden bir tanesiydi. Ave Satani adlı film müziği hala birçok programda, şarkıda, filmde kullanılıyor. Neyse film 2006 da senaryosuna ufak tefek eklemeler yapılarak tekrar çekilmiş. Öncesi çok beğenildiği için OMEN V’e kadar gösterime girmişti Rocky de olduğu gibi. 2006 yapımı olan, ilk filmle aynı senaryoyu taşıyor. Tek fark; 11 Eylül saldırı görüntüleri, günümüz savaşları vs. görüntüleri içermesi. “Seni doğuracağıma daş doğuraydım” diyen bir anne, “işim-eşim-sırlarım hayatlı” bir baba, “ben acılar çocuğuyum şeytanın oğluyum” halet-i ruhiyesindeki psikopat bir çocuk ve “End is commin’” diye naralar atan delirmiş Evangelist kökten-dinciler gibi insanları uyarmaya çalışan bir rahip etrafında etraflıca işlenmiş bir film. Kısacası şeytan aldı götürdü satamadı geri getirdi olmuş. Film hoşuma gitse de; 18 yaş sınırı verilmesini, efektlerin az oluşunu ve çoğu filmde olduğu gibi tatmin edici bir şeytan tasviri çizememelerini beğenmedim.

Anlat İstanbul

“kaç tepe, kaç kapı, kaç boğaz, kaç sur?
kaç hayat, kaç masal, kaç git, kaç dur?
anlat istanbul!”

İkinci film “Anlat İstanbul” du. Beş Farklı yönetmenin yönettiği yüzbir kaliteli oyuncuyu görebileceğiniz gerçekten içinizi dolduracak bir film “Anlat İstanbul”. İstanbul’a ilk kez 4 yaşımda gitmiştim. Yolda yediğim kuru köftelerin tadı ve dandik otobüsün sarı lambaları en eskiye dair hatırladığım ayrıntılar arasında. Ondan sonra uzunca bir süre hiç yolum düşmemişti. Bir İzmirli olarak en az Ankara’ya soğuk baktığım kadar İstanbul’a da soğuk bakıyordum uzunca bir aradan sonra, geçen senelerde ikinci kez gidene kadar. İkinci ve üçüncü gidişim duygularımı çok ta değiştirmemişti. Ancak son yolculuğumda bu keşmekeş kentte, çok kez “vay be!” ünlemiyle kalakaldım. Denize yakın her köşesini çok sevdim. Herneyse dün gece Anlat İstanbul’u izlerken o “vay be!” duygularını tekrar yaşadım. Hatta iki kat fazla yaşadığımı söyleyebilirim. Masalları çok seviyorum. İstanbul’u da masallar kadar olmasa da sevmeye başladım. Masal tadında bu İstanbul filmi, -ki yine çok sevdiğim müzikle- adamı sanat komasına sokacak kadar güzel duygular içerisinde bırakıyor.  Pamuk Prenses, Kül Kedisi, Uyuyan Güzel, Kırmızı Başlıklı Kız ve finaldeki Fareli Köyün Kavalcısı etkisi birkaç saat endorfin salgılamamı sağladı. Öyle böyle şöyle.. Biliyorum çok yeni bir film değil ama aması yok işte izlemediyseniz izleyin derim. 2004 yapımı güzide sanat eseri Anlat İstanbul‘un senaryosu; Müjde Ar’lı Teyzem’i, Ali Poyrazoğlu-Mazhar Alanson’lu Arkadaşım Şeytan’ı, Rutkay Aziz’li Piyano Piyano Bacaksız’ı ve daha birçok -bence- Kült-Türk Filmlerinin senaryolarını yazan Ümit Ünal’a ait.

 Ortaya karışık bir yazı oldu bu ama ne bileyim birşeyler anlatınca rahatlıyor insan.. Di’mi sevgili günnük?

Hoşunuza gittiyse bu yazılara da bir göz atın derim..

Adsız..

Adsız.. yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com

İçimdeki çocuk içimde patlamasın

İçimdeki çocuk içimde patlamasın yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com

Piranesi

Piranesi yazısının devamını oku...

http://www.onurpay.com


Bu yazı 1 Ağustos 2007 Çarşamba günü Onur Pay tarafından yazıldı

“Yar bana bir eğlence medet..” için 3 yorum yapılmış

  1. stickman tarafından Eki 1, 2007 tarihinde yapılmış

    Ben Omen’i sinemaya girdiği ilk gün yani 06.06.06 da izlemiştim, hatta yanlış hatırlamıyorsam saat 6 seansıydı. :) Güzel film, hizmetçinin intihar etme sahnesi çok hoşuma gitmişti.
    Anlat İstanbul’a tv de zaplarken rastladım, tam izleyemedim. İzlediğim kadarı güzeldi. Crash filmini izlediysen dikkatini çekmiştir. O filmin biraz Türk ve İstanbul versiyonu diyebiliriz. Hatta keşke ilk olarak bu konu İstanbulda işlenseydi, kentin etnik çeşitliliğine çok uygun. İstanbulunun sosyal yapısını çok güzel anlatan bir film.
    Kazandığın ödüller için de tebrikler. Valla basit bir internet kullanıcısı olmama rağmen benim bile ağzımın suyu akıttı diyebilirim. Tişört konusuna gelince, bu tarz ödül olarak verilen tişörtler genelde M beden oluyor, benim başıma gelmişti. Bebek tişörtü gibi tişört gönderdiler. Beyaz renk niye giymiceksin anlamadım. Beyaz ve xxl olursa bana gönder bari :) boşa gitmesin giymiceksen :)

  2. ozan tarafından Oca 26, 2008 tarihinde yapılmış

    “kaç tepe, kaç kapı, kaç boğaz, kaç sur?
    kaç hayat, kaç masal, kaç git, kaç dur?
    anlat istanbul!” istanbul neyi anlatsın ben kardes dile gelip konussa cok insanın canı yanar bosver boyle kalsın

  3. kırsak tarafından Kas 4, 2009 tarihinde yapılmış

    güzel ama bir de filimler izlense.

Siz ne diyorsunuz?

Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!